Depresyon Türleri

Her depresyon aynı değildir. Distimi olarak da bilinen kronik depresyon ve majör depresyon, en sık görülen çeşitleridir. Kendine özgü bulguları ve tedavi biçimleri vardır.

Kronik depresyon: Genç yaşlarda başlar ve uzun süre devam eder. Tanının konabilmesi için kişinin en az iki yıl veya daha fazla süredir, hafif veya orta düzeyde depresyon yaşıyor olması beklenir. Başkaları için yaşama, aşırı sorumluluk,  nedensiz suçluluk duygularına eşlik eden yorgunluk, isteksizlik ve iştahla uyku bozuklukları görülür.

Bipolar depresyon: Duygu durumunda savrulmalar vardır. Bir dönem aşırı enerji artışı, coşku ve heyecan dolu manik halini, ağır depresyon izler.

Mevsimsel depresyon: Genellikle kışın ortaya çıkar ve diğer mevsimlerde kişi kendini daha iyi hisseder.

Doğum sonrası depresyonu: Pek çok anne, doğumu izleyen dönemde, hormonal ve psikolojik değişim nedeniyle hafif depresyon yaşar. Az sayıda kadındaysa depresyon ağır seyreder. Hayaller görme, çıldırma ortaya çıkabilir. Bu durum, kadının iyi bir anne olamayacağı kaygısını tetikler ve tablo daha da ağırlaşabilir.

Atipik depresyon: Bu tip depresyona kadınlarda daha çok rastlanır. Uzun süreli aşırı yeme, uyku, panik atak ve hassasiyetle seyreder. Kol ve bacaklar kurşun gibi ağırlaşmış hissedilir. Sevgili veya eş tarafından terk edilme, iş yerinde yöneticinin kötü muamelesi gibi reddedilme halleri sonrası ortaya çıkar. Çok ağır bir tablo olmamakla beraber, yaşam kalitesini düşürür.

Psikotik özellikler gösteren depresyon: Ağır bir depresyon tablosudur. Hastanın gerçeklik algısı bozulur. Halüsinasyonlar, olmayan sesleri duyma gibi bulgulara rastlanır. İntihar olasılığı yüksektir. Acil tıbbi müdahale gerekir ve intihar riski nedeniyle hastane bakımı önerilir.

Majör depresyon: Ciddi tıbbi tablodur. Hemen her yaşta görülebilmekle birlikte ortalama başlangıç yaşı 32 olup, kadınlarda erkeklere oranla daha sık rastlanır. Ağır bir depresif ruh hali, hayattan zevk almama, ciddi uyku ve iştah bozuklukları gözlenir. Her şey anlamsız görünür. Banyo yapmak, giysilerine özen göstermek gibi öz bakım çabalarından kaçınma olabilir.

Hastaların yüzde 10-15’i intihar edebildiği için, majör depresyonlu hasta yakından takip edilmeli. Tıbbi müdahale zorunludur.

Stres veya ruhsal zorlanma; gerginlik, huzursuzluk, yorgunluk ve depresyon gibi birçok psikolojik sorunla ilgilidir. Herkesin stresle başa çıkma yolu farklıdır. Stres altındaki bazı insanlar bunun kaynağını çok rahat bulabilirken, bir kısmı da olumsuz durumdan sıyrılamaz. Depresyon, büyük olasılıkla uzun dönem streslerle ilişkilidir.

 

Niğde Uzman Psikolog | Suat Kılıçarslan (0505) 786 37 61